AK PARA-KARA PARA

AK PARA VAR-KARA PARA VAR.
AK AKÇE KARA GÜN İÇİNDİR.

Görüntünün olası içeriği: yazı

AK PARA-KARA PARA.
*
Kara para aklarım,
Kutularda saklarım.
Eğer polis gelirse.
Kızarır yanaklarım.
*
Zile basıp çaldılar.
İçeriye daldılar.
İmdat baba dedikçe 
Gözaltına aldılar.
*
Euru,dolar sayıldı 
Ebru düşüp bayıldı.
Güzel ülkemin adı.
Yolsuzlukla yayıldı.
*
İddia name dürüldü.
Dava çabuk görüldü.
Hırsız yağız olunca.
Onca müdür sürüldü.
*
Allah Allah dediler. 
Türkiye’yi yediler.
İş hesaba gelince.
Süt dökülmüş ak kediler.

Reklamlar

AZINLIK-şiir

Satıcı simsarlar verdi el ele
“Bölünmez” ülkeye girdi azınlık.. 
Her yana dal-budak saldı mesele 
Postunu divana serdi azınlık.. 
*
 Kaboğlu fitneyi doldurdu kaba 
Gösterdi olağan dışı bir çaba 
Oran baskın çıktı, dedik merhaba 
Ortamı sinsice gerdi azınlık.. 
*
Yazmadı tarihler böyle hinliği 
Şaşırttı şeytanı kurul cinliği 
Bu kasap mantığı, bu pişkinliği 
“Al kurtul” ödülü, gördü azınlık.. 
*
 Düşündüm, kimlerle yarıştı aklım 
Nihayet öfkemle barıştı aklım 
Okudum raporu, karıştı aklım 
Saydım beş kişinin dördü azınlık.. 
*
Avrupa yurdumu bölmek istiyor 
En az beş parçada görmek istiyor 
Tez günde mezara gömmek istiyor 
Amacı, gayesi, derdi azınlık.. 
*
Doymadılar yiyip içtikleriyle 
Onulmaz yaralar açtıklarıyla 
Devşirme güruhtan seçtikleriyle 
Jokerleri öne sürdü azınlık.. 

Haçlı Avrupa’sı düğmeye bastı 
Yerli uşakları fikrini kustu 
Gözcüler uyudu, sözcüler sustu 
Yuların ipini kırdı azınlık.. 
*
Papaz kilisede tezgâhı kurmuş 
Anahtar satarak milyarlar vurmuş 
Diyalog esnafı selâma durmuş 
Muradı maksada erdi azınlık.. 
*
Kayboldu hamamın tarağı, tası 
Bitmedi irtica paranoyası 
“Ekümenlik Patrik” oyunun as’ı 
Hatayı, Mardin’i sardı azınlık.. 
*
AB yollarına düşer gideriz 
Gelme deseler de koşar gideriz 
Bir garip âlemde yaşar gideriz 
Bekliyor kapıda ferdî azınlık.. 
*
Kimliğin Türk, dinin İslâm, orda kal 
Yazılan raporu oku, ibret al 
Ey sahibi devlet, söyle, bu ne hâl? ! 
Diyorlar ki “Türk’ü-Kürdü azınlık” 
*
11 Kasım 2004/Vakit
Abdurrahim Karakoç

ALLAH’IN YASASI

(MÂİDE suresi 48. ayet)

وَاَنْزَلْنَا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَاءَهُمْ عَمَّا جَاءَكَ مِنَ الْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰـكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ فٖى مَا اٰتٰیكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَمٖيعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ فٖيهِ تَخْتَلِفُونَ

(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

(MÂİDE suresi 49. ayet)

وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ اَنَّمَا يُرٖيدُ اللّٰهُ اَنْ يُصٖيبَهُمْ بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْ وَاِنَّ كَثٖيرًا مِنَ النَّاسِ لَفَاسِقُونَ

Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmetOnların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.

(MÂİDE suresi 50. ayet)

اَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah’ınkinden daha güzeldir?

(MÂİDE suresi 44. ayet)

وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ …

… Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.

(MÂİDE suresi 45. ayet)

وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُولٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ …

… Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.

(MÂİDE suresi 47. ayet)

وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ …

… Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.

ALLAH VEKİLİMDİR

ALLAH KULUNA YETMEZ Mİ?
(ZÜMER suresi 36. ayet)
اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذٖينَ مِنْ دُونِهٖ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ
Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.
—–
CAHİLİYYE HÜKMÜ.
أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

“Onlar hala cahiliyye hükmünü mü arıyorlar?.
Kesin bilgiye inanan topluluk için hükmü Allah’tan daha güzel olan kimdir?. “
( Maide \50 )
https://sites.google.com/site/ibnihzm/
—–
KAFİRLER,FASIKLAR,ZALİMLER
Maide Suresi – Ayet 44
وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.
———
Maide Suresi – Ayet 45
وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُولٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.
——–
Maide Suresi – Ayet 47
وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.
——–
TAHKİM AYETLERİ.
Âl-i İmran Suresi 7.Ayet:
هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

Sana Kitab´ı indiren O´dur. Onun (Kur´an´ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab´ın Anasıdır (esasıdır). Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.
—–
ZULMEDENLERE MEYLETMEYİN.
(HÛD suresi 113. ayet)
وَلَا تَرْكَنُوا اِلَى الَّذٖينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
———-
AYETEL KURSİ
(BAKARA suresi 255. ayet)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ اَلْحَیُّ الْقَيُّومُ لَا تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ مَنْ ذَا الَّذٖى يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلَّا بِاِذْنِهٖ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحٖيطُونَ بِشَیْءٍ مِنْ عِلْمِهٖ اِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَلَا يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظٖيمُ

Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.
—–
HERKES KENDİ YAPTIĞIN’DAN SORUMLUDUR.
(NECM suresi 38. ayet)
اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى
Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.
——
https://sites.google.com/site/ayetvehadisler/allah-in-yasasi

Fotoğraf açıklaması yok.