İSTENİLEN HAYAT

Mehmet Selim POLAT

OY KULLANMANIN HÜKMÜ

OY KULLANAN BİR SEÇMENİN MUHALEFET ETTİĞİ ŞER’İ NOKTALAR.

1-) OY KULLANMAK YÜCE ALLAHA AİT OLAN BİR VASFIN ONDAN BAŞKASINA VERİLMESİDİR.

.Yüce Allah Yusuf süresi 40.ayeti kerimede;‘’HÜKÜM SADECE VE SADECE ALLAHINDIR’’diyerek hüküm ve hükmetme yetkisinin sadece ona ait bir özellik olduğunu işte böyle tekidle vurgular.

Şimdi şöyle bir düşünelim seçmen oy verdiği parti veya vekillere nasıl bir yetki veriyor?.

Oy verilerek başa getirilen parti veya vekiller artık o ülkede kanun yapma,ülkeyi yönetme hakkına sahiptirler.hatta bu partilere yöneten egemen olan güç manasında İKTİDAR PARTİ denir.O zaman yüce Allah’a ait olan bu özellik artık oy vesilesiyle başka bir varlığa verilmiştir.

Okumaya devam et

TBMM-İSRAİL DOSTLUK GRUPLARI

TBMM-İSRAİL DOSTLUK GRUPLARI.

Ve İstifa Edenler.
İsrail’in dostluğunu tercih edip baskılar sonrasında istifa etmek zorunda kalan milletvekilleri:

Okumaya devam et

İSLÂM’DA LAİKLİK YOKTUR

İSLÂM’DA LAİKLİK YOKTUR .إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ Allah katında tek Din İslâmdır.
Laiklik; geniş ve basit tanımı ile, dinin siyasal hayatın dışına itilmesi, din adamları sınıfının devletin siyasal hayatında din adına etkin olmalarının engellenmesi diye ifade edilir.

Okumaya devam et

MÜSLÜMANI NASIL ALDATTILAR?

Müslüman; ıslah adına, tebliğ adına dininden ve dâvâsından her çeşit tâvizi verebilen, Allah’ın hor gördüklerini hoş gören, “gelene ağam, gidene paşam” diyen, tepkisiz, buğzsuz, nefretsiz, dolayısıyla kişiliksiz insan değildir.

Okumaya devam et

KULLUĞUN ÖZÜ

Allah her şeyden müsteğnidir
Allah’a muhtaç olmak
Zalim,Adil ve Muhsin
Kur’an’da kulluk kavramı
Varlığın ve aklın Allah’a delil oluşu
Filozufların Allah anlayışı
İnsanî ilişkilerdeki mutluluk
Kalblerin kurtuluşu
Sadece Allah’tan korkmak
Allah’dan korkmayandan korkulmaz
Peygamberler ve Rabbaniler

Okumaya devam et

Yakın tarihte ve günümüzde İbn Teymiye

Türkiye’de İzmirli İsmail Hakkı, Ahmed Hamdi Akseki ve Kâmil Miras İbn Teymiye’yi en çok takdir eden ve faydalanmanın lüzumuna inanan âlimlerdir.

Okumaya devam et

DİNLER ve MEZHEPLER

Bu bakımdan müsteşrikler de İbn Teymiye’yi emîn ve güvenilir bir tenkitçi olarak tanımakta ve kendisinden faydalanmaktadırlar.

Okumaya devam et

ŞEFAAT

Peygamberimizin ümmeti içindeki günahkârlara şefaatine gelince, bu, sahabe ve hakkıyla tâbi olanlarla dört imam ve başkalarınca da ittifak edilen bir husustur. Ancak Haricîler ve Mu’tezile ile Zeydîler gibi bid’at ehlinin pek çoğu bunu inkâr etmiştir. Onlar diyorlar ki: Kim cehenneme girerse, ne bir şefaatle, ne de başka bir sebeple ondan çıkmaz. Onlara göre, cennete giren cehenneme girmeyecek, cehenneme giren de cennete girmeyecektir. Onlarca aynı şahısta hem sevab, hem de günah olmaz. Ama sahabe ve hakkıyla onlara tâbi olanlarla dört imam ve diğerleri gibi öteki müctehidler, Allah dilediğine azap çektirdikten sonra bir topluluğun kimileri Muhammed (s.a.v.)’in şefaatiyle, kimileri başkalarının şefaatiyle, kimileri de şefaat olmaksızın cehennemden çıkarılacağını belirten mütevatir hadîsleri kabul eder ve öylece inanırlar.

Okumaya devam et

İKİ SINIF MÜŞRİK VARDIR

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

«De ki: ‘Allah’tan başka (kendilerinde bir şeyler var sandıklarınızı çağırın ,onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de onu başka bir yana çevirebilirler. O yalvardıklarınızın (Allah’a) en yakın olanları bile Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar; O’nun merhametini umarlar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı, cidden korkunçtur» (17 İsrâ 56-57).

Okumaya devam et

ÖLÜDEN İSTEKDE BULUNULMAZ

Ölmüş kimselerden istekte bulunmak

Ölümlerinden sonra ve gıyaplarında melek ve peygamberlere dua etmek, onlar aracılığıyla istekte bulunmak ve bu durumda şefaat etmelerini dilemek, – onlardan şefaat talep etme anlamında – heykellerini dikmek; Allah’ın teşri buyurduğu, bir peygamberi onunla gönderdiği veya bir kitabı onunla indirdiği hiçbir din yoktur. Böyle birşey müslümanların ittifakıyla ne vacib, ne de müstehabtır. Ne sahabeden, ne de hakkıyla onlara tâbi olanlardan biri böyle bir şey yapmış ve ne de müslümanların müctehid imamları böyle bir şeyin yapılmasını istemiştir. Her ne kadar halk içinde ibadet ve zühd sahibi kimselerden bazıları bunu yapıyor ve bu konuda birtakım hikâye ve rüyalar anlatıyorsa da, aslında böyle şeylerin hepsi şeytanın eserlerindendir.

Okumaya devam et

BİD’ATLAR

Aslında vacib ve müstahab olmayan her bid’at, kötü bir bid’attır. Müslümanların ittifakıyla sapıklıktır. Bid’atlerin bazısına, bid’ati hasene (güzel bid’at) diyebilmek için, hasene olarak niteledikleri bid’atin müstahab olduğuna dair şer’î bir delil getirilmesi gerekir. Hiçbir müslüman, müstahab ve vacib olmayana kişiyi Allah’a yaklaştıran hasenat gözüyle bakamaz

Okumaya devam et

BARNABA İNCİLİ (BARNABAS)

İncil nüshalarından aslına en yakın olanı.

Oniki Havari’den biri olup olmadığı ihtilaflı olan Barnaba, aslen Kıbrıslı olup yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf)’tur. Barnaba ise “teselli oğlu” anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. (Kitabı Mukaddes, Resullerin İşleri, IV, 36-37; Encyclopedia Britannica, U.S.A. 1970, III,171: Türk Ansiklopedisi, İstanbul 1967, V, 265).

Okumaya devam et

PROTESTANLIK

Hristiyanlığın en büyük üç mezhebinden biri XVI.yy.da Martin Luther ve Jean Calvin’in öncülüğünde Katolik Kilisesi’ne ve Papa’nın otoritesine karşı girişilen Reform hareketi’nin sonucunda doğmuştur (1529). Protestanlar akla büyük yer vererek yerleşmiş kaideleri protesto ettikleri için bu adı almışlardır. Papazlara ihtiyaç duymaksızın İncil’i okuyabildikleri için Protestanlığa İncil kilisesi de denilmiştir. Çünkü onlar İncil’i Hristiyanlık için tek kaynak saymışlardır. Protestanlık, diğer hristiyan mezheplerinden bazı farklılıklar arzeder. Bunların Katolik ve Ortodokslar gibi ruhanî başkanları yoktur. Bir tek mezhep yerine çeşitli mezhepler halinde faaliyet gösterirler. Kiliselerinde resim, heykel ve tasvir bulundurmazlar. Katoliklerin aksine Protestan râhipleri evlenebilir. İncil’i kendi dillerinde okuyabilmek de Protestanlığın bir başka özelliğidir. Katoliklerle Ortodokslar ise İncili Yunanca ve Lâtince okumak zorundadırlar. Protestanlıkta azizlere de inanılmaz.

Okumaya devam et

KATOLİK

Hristiyanlığın Roma kilisesine bağlı olduğu bir mezheb.

Kelimenin kökü Yunanca “Kath holou” dan gelmektedir. “genellikle” anlamındadır. Kelime, pek eski olup ayrı bir kilise deyimidir. Katolik; cihan şümûl, küllî Kilise demektir. Bu kelime, “her yerde, her zaman ve herkes tarafından” kabul edilen inanç veya uygulamaları ifade etmek üzere ve dinden çıkanlarla ana kitleden ayrılanlara karşı ana caddeyi koruyanları belirtmek için kullanıldı. Bu anlamda “Ortodoks” kelimesinin ifade ettiği anlamı da kazanmıştır.

Okumaya devam et

ORTODOKS

Hristiyanlığın üç büyük mezhebinden biri.

Ortodoks (yunanca “orthos” doğru ve “doksa” inanç kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmiş “doğru inanç” anlamını ifade eder. “Doğu kilisesinin güttüğü mezhep, bu mezhebe uyan kişi” demektir. Ortodoksluk dışındaki diğer iki mezhep, Katoliklik ve Protestanlık’tır. Ortodoksluk 1054 yılında Roma’dan ayrılmıştır. Herhangi bir alanda geleneklere sıkı sıkıya bağlı olan, vahye ve meşru kilisenin kararlarına uygun doktrin ve düşüncelerin tümüne de Ortodoksluk adı verilir.

Okumaya devam et

Sakal,Bıyık Bırakmak ve Saç Boyamak

Sakal bırakmak sünnet, traş etmekse mekruhtur görüşünde olanlar Şafiî mezhebinden İmam Nevevi, Râzi, Gazzalî, Şeyh Zekeriyya el-Ensari, İbn-i Hacer, Remli, Hatib, Şirbini gibi zatlardır. Bu görüşü savunanlar şöyle demişlerdir.

a) Hadis-i şerifteki emir, sakal bırakmanın farz olmasını gerektirmez. Zira aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s), Yahudi ve Hıristiyanlara benzememek için saçların boyanmasını emretmiş, fakat Sahabeden bazı kimseler saçlarını boyamamışlardır. Bu olay bu gibi emirlerin vücub için olmadığını gösterir.

Okumaya devam et

Allah Saklasın-şiir

Hatadan saklasın İslam’ı Allah
Münacat’ım budur Ulu Subhan’a
Gelip geçer ömrümüzün kervanı
Bir gün de Azrail sunar bu cana

Okumaya devam et

ÖLÜM

Hatadan saklasın İslam’ı Allah
Münacat’ım budur Ulu Subhan’a
Gelip geçer ömrümüzün kervanı
Bir gün de Azrail sunar bu cana
Dinleyin kelamı ahbab-ü yaran
Bakındi kalmadı Mühr-i Süleyman
Azrail bu canı aldığı zaman
Götürürler anı mezaristana
Ne ettiyse bulur anın içinde
Fayda yoktur asla anın içinde
İmam talkın verir başı ucunda
Ol vakitte mevta kalkıp uyana
Âşık ERBABİ

PEZEVENK

Dünya ahvâlinden haberi yoktur
Sohbeti din ile açar pezevenk
Komşusu aç iken kendisi toktur
Sanki melek olmuş uçar pezevenk

Okumaya devam et

MEHDİ GELMEYECEK

MEHDÎ

Yol gösteren, hidayete eren, doğru yolu bulan, Allah tarafından kendisine rehberlik edilen kimse. Kıyamete yakın dönemde zulüm ve adaletsizliğin her tarafı kapladığı bir zamanda gelip yeryüzünü adaletle dolduracağı ve İslâmı hâkim kılacağı söylenen Ehl-i beytten birisi.

Okumaya devam et

Zina Cezası

İsrâ Sûresinin 32 . Ayetinde
وَلاَ تَقْرَبُواْ الزِّنَى إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَسَاء سَبِيلاً
Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.

Okumaya devam et

Sütçü İmam

Basörtüsü son on bes senedir gündemden düsmeyen bir mesele. Buna karsi uygulanan yasaklamalar, sarfedilen sözler ve hakaretler bize ister istemez Maras’i ve Sütçü Imam’i hatirlatiyor. Kurtulus Savasi’nda isgalci güçlere karsi yurdun her tarafinda direnise geçen müslüman Anadolu halki gerçekten de bir destan yazmistir. Dün nasil dedelerimiz isgalci batili devletlerle karsi karsiya kaldilarsa bugün de bu ülkenin asillari ve gerçek sahipleri olan bizler kökleri olmayan, disaridan gelmis, batici zihniyetin sayatmalariyla karsi karsiyayiz.

Okumaya devam et

Aptallar için Soykırım rehberi

Aptallar için Soykırım rehberi

Okumaya devam et

Kelimei Tevhid

Allah’dan başkaİlah Yoktur.
Muhammed,O’nun Resulüdür.

Okumaya devam et

ADAM ÖLDÜRMEK

(NİSA suresi 93. ayet):

وَمَن يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا

Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

Okumaya devam et

Son Yazılar

Son Yazılar

Müslüman Olmayan Kişi İle Evlenmek
SİTELERİM
TABUT-şiir
Demokratik çalışma ve amel ilişkisi
OY Kullanmanın Anlamı Nedir?
İslâm’da Laiklik Yoktur
Şeyh Said’in sosyalist torunları
ŞİA’NIN EHL-İ SÜNNET’E MUHALEFETİ
Laiklik Soruşturması
Cumartesi Yasağına Uymayan Yahudiler,Lanetlendiler,
Kur’an,da Hıristiyanlar
Mükemmel Türkü-Irak Savaşı
Allah’ın Hükümlerini Aşamalı olarak Tatbik Etmek Küfürdür
Sert olmayalım , particilere karşı yumuşak davranalım .
Parlementoyu hep dinsizler mi ele geçirsin; adamlarımız olmasın mı ?
Seçim sandığına giden bir vatandaşın bu davranışının anlamı nedir ?
Hakimlik , Savcılık , avukatlık
Hüküm koyma ; Allah’a muhalif kanun koymanın ve koydurtmanın hükmü nedir?
Allah’ın ayetlerinin inkar ya da alay edildiği meclislerde oturulabilir mi?
Demokratik çalışmayı savunanların bazı gerekçeleri
İSLÂM ve DEMOKRASİ
Demokratik düzenlerin iddiaları nelerdir ?
Küfür

Okumaya devam et

OYLAR Kime? -şiir

Siyasiler nutuk attılar,inan ki.
Siyasetçiye,ben inanmadım ki.
Geldiler,gittiler,hep aynı sanki.
Çok konuştular inanmadım ki.

Okumaya devam et

Yahudi ve Hıristiyanlar

(MÂİDE suresi 51.ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Ey iman edenler! .Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.

Okumaya devam et

VAHHABİLİK

Vahhabilik, Vahhabİliğin kurucusu, M. 1787’de vefat eden, Muhammed b. Abdülvahhab’dır.ismi genellikle sufilerin selefilere ve selefilerden etkilenenlere takdığı bir lakaptır. Vahhabi olarak tanımlanan kişilere itikatta hangi görüşte oldukları sorulduğunda, ehli sünnet olduklarını veya selefi olduklarını belirtirler. ….

Okumaya devam et

İSRAİLOĞULLARININ TARİHİ

Maide Suresi :
Son olarak İsrail oğullarına gönderilen peygamberlerin tarih boyunca İsrailoğullarının kafirlerine karşı tutumlarını ortaya koyan kapsamlı bir açıklama geliyor. Bu peygamberlerin (salat ve selam üzerlerine olsun) tutumları Hz. Davud’un ve Hz. İsa’nın tutumları ile somutlaştırılmıştır.

Okumaya devam et